Genel Jinekoloji

Endometriozis

28 Aralık 2025
Endometriozis

Dünya genelinde kadınların %10’unu (dünyada yaklaşık 190 milyon kadından bahsediyoruz) ilgilendiren kistik yapıların başında endometrioma (endometriosis) gelir.

Ergen yaşlarda ender olarak g.rülür. İki grupta g.rülme sıklığı yüksektir. Öncesinde adet ağrısı olmayan ve çok az olan kadınlarda sonraki yollarda giderek artan şiddetli adet ağrısı gelişen (sekonder dismenore) ya da yaygın ve devamlı alt karın ve kasık ağrısı çeken kadınlarda endometriosis sıklığı %50 yi aşmaktadır. Bunu çocuk sahibi olamayan çiftlerde kadına ait nedenler arasında %30-50 civarında endometriosis izler.

Endometrium dokusu her ay kadın gebe kalmadığında bir miktar kanla birlikte dışarı atılan rahim iç dokudur ve sadece rahim içinde yer almalıdır. Nedene yönelik pek çok teori öne sürülmekte ise de kabul gören teori kadın rahimden dışarı adet g.rürken dışarı atılması gereken endometrium (rahim içi) dokusunun fallop tüpleri kanalı ile geriye, batın içine ekilmesidir. Bu durum ile gelişen endometriosiste endometrium dokusu karın zarları üzerinde, rahim arka yüzde ve rahim bağlarında ve overlerde yer alabilir. Bu durumda kadın her ay adet sırasında dışarı kanarken batın içi kanama da olur ve bu endometriosisli kadınların çektiği adet ağrısını (dismenore) çok iyi açıklar. Eğer odak over dokusunda ise her ay oluşan kanama alanı kendine bir kapsül oluşturarak kanamayı hapseder ve kist kapsülünün içinde erimiş çikolata kıvamında olmuş eski kan birikir. Bu yüzden bu kistler endometrioma ya da halk arasında ‘çikolata kisti’ olarak da bilinir.

Endometriosis en sık adet ağrısı, cinsel birleşmede özellikle belli pozisyonlarda ağrılar, ara kanamalar, over ve tüplerin etkilenmesi ile çocuk sahibi olamama (infertilite) ve kronik alt karın, bazen de bel ağrısı, ağrılı dışkılama ile karşımıza çıkabilir. Tanıda genellikle ultrasonografi yeterlidir ancak ender olarak ayırıcı tanıda yetersiz kalabilir ve özellikte endometriotik nodül tanısıve kanser şüphesinde MRI(Magnetic Resonance Imaging) gerekebilir. Çok fazla şikayete yol açmayan özellikle 6 cm.nin altındaki endometriomalarda ameliyat önerilmez. Tedavide progesteron ya da doğum kontrol hapları kullanılabilir ancak en sık önerilen progesteron 2 mg dienogest tedavisidir. Aralıksız ya da 21 günlük kullanım ve 7 gün aralık içeren periodlarla kullanılabilir.


Endometriotik nodüller endometriosiste g.rülen en zor konulardandır. Nodüller rektum ile vagina arasında, bağırsakların ya da mesanenin ve böbreklerden mesaneye idrarı taşıyan üreterlerin etrafında gelişebilir. Geliştiği dokuların etrafında yapabileceği yapışıklıklar ile anatomiyi ve dolayısıyla organların fizyolojik fonksiyonlarını bozabilir. Nodüller; idrar yollarının tıkanması, kronik ağrı, ağrılı dışkılama veya seks sırasında çok ağrı yapabilir ve ameliyat gerektirebilir.


Endometrioma genellikle iyi huylu bir kitle grubudur ancak yumurtalık kanseri riskini bir miktar artırır. Yumurtalık kanserleri genel kadın popülasyonunda %1.3 olarak görülür.


Endometriosiste bu oran %1.8 dir. Kronik enflamasyon, oksidatif stres ile oluşan hücresel yapısında bozulmalar ve DNA kırılmaları burada kanser etyolojisini açıklayabilir. Daha sık olarak endometrioid over kanserleri ve berrak hücreli over kanserleri bu gruba girer ve diğer over kanserlerine göre istatistik tanıları daha erken konabilir. Endometrioma ve endometriosis tanısı alan kadınların bu risk g.z.nüne alınarak takip edilmesi uygun olur.


Ancak kadının yaşam kalitesi çok bozulmuşsa operasyon riskleri hasta ile çok detaylı tartışılarak cerrahi kararı verilebilir. Cerrahide tercih laparoskopik yoldur. İnfertilite ile başvuran çiftlerde son yıllarda önerilen yol cerrahi sırasında over rezervinin azalması olasılığının yüksekliği nedeniyle cerrahiden kaçınılarak yardımcı üreme tekniklerinden yararlanmaktır. Endometriosis ameliyatı yapılmadan uygulanacak özel tüp bebek uygulama protokolleri elbette kadın yaşı ve erkek fak.rü de g.z.nüne alınarak oldukça olumlu sonuçlar verebilir.


Eğer endometriosis ya da endometrioma nedeniyle mutlak cerrahi endikasyonu varsa ve üreme çağındaki kadın henüz çocuk sahibi olmamışsa ya da ilerde çocuk planı olacaksa cerrahi öncesi yumurta dondurma kararı konusunda mutlaka konuşulmalıdır.


Menopoz döneminde ve özellikle menopozal hormon replasman tedavisi alacak kadınlarda mümkün olan en düşük östrojen düzeyi ile destek verilmeli ve rahimi olsun olmasın mutlaka progesteronla desteklenmelidir. Endometrioma varsa menopozda östradiol salınmayacağı için mevcut kist kü.ülebilir ve şikayetler azalabilir ancak düzenli izlem mutlaka sürdürülmelidir. Endometriosis ve endometriomanun varlığı yine iyi bir izlem ile menopozal hormon replasmanına engel değildir.

En Son Blog Yazıları

Kadın sağlığı bir yolculuk; gençlikten menopoza, her adımda yanınızdayız.

Çünkü sağlık, her kadının en doğal hakkıdır.

Size daha iyi bir deneyim sunmak için çerezlerden yararlanıyoruz. Çerez Politikası