Ergenlik – Puberte

Tekrarlayan Gebelik Kayıpları
01/06/2016
Vaginismus ve Cinsel Ağrı Bozuklukları
01/08/2016

Ergenlik dönemi çocukluk çağının en yoğun hormonal, fiziksel, psikolojik ve sosyal değişimlerinin yaşandığı dönem olarak kabul edilmektedir. Çocuk bir yandan değişen bedenine fiziksel olarak uyum sağlamaya çalışmakta, bir yandan da duygusal olarak ayrı bir birey olmaya, kişiliğini kazanmaya çalışmaktadır.

Hormonal aks; beyinde önce hipotalamus, sonra hipofiz bezi ve oradan da kızlarda overler (yumurtalıklar) erkeklerde de testislerin uyarılması ile ergenliği başlatmaktadır.

Çocukluk çağında hipotalamustan uyarı olmaz ve bu sayede hormonal aks aktif değildir. Bu sayede çocuklarda özellikle luteinize edici hormon (LH) düzeyleri çok düşüktür. Ergenliğin başında hipotalamustan pulsatil hormon salınımı (GnRH) başlar ve önce uykuda LH düzeyleri yükselir. Kız çocuklarında FSH (folikül stimule edici hormon) yumurtalıklardan yumurta hücrelerinin gelişimini uyaran hormondur. LH (luteinize edici hormon) ise hem yumurtanın gelişimi, hem ovulasyonun (yumurta çatlamasının) gerçekleşmesi için gerekli olan hormondur. Ergenliğin başından itibaren artık FSH ve LH değerleri yükselmeye ve E2 (estradiol) değerini de yükseltmeye başlayacaktır.

 

Normal ergenlik gelişim süreci:

Ergenlik için kız çocuklarının %85 inde ilk bulgu meme gelişimi, %15 inde ise genital bölgede tüylenme olmasıdır. Meme gelişiminin başlaması için 8-13 yaş aralığı normal olmakla beraber ortalama yaş 10.4 olarak belirtilmiştir. Genital bölge kıllanması da genellikle meme gelişiminden 6 ay sonra başlamaktadır. Bunların ardından kız çocuğunun adet görmeye başlaması ortalama 13 yaş olarak kabul edilmektedir. Kız çocukları erkek çocuklara göre ortalama 2 yıl daha erken ergenlik dönemine girmektedir.

Meme gelişiminin başlaması telarş, genital bölge ve koltukaltı tüylenmesinin başlaması pubarş ve adetin başlaması ise menarş olarak adlandırılır. Adetin başlaması bir anlamda doğurganlık yetisinin başlamasını ifade ederek fiziksel, duygusal ve sosyal gelişimin ne kadar değişebileceğini  ve zaman zaman çocukların bu sürece daha zor uyum sağlayabileceklerini unutmamak gerekir. Koltuk altında daha fazla terleme meydana gelir, ciltte yağlanma artar ve buna bağlı olarak da sivilceler olur. Terleme çocuklar için zaman zaman sıkıntı yaratsa da en çok sıkıntı duydukları konu akneleridir. Dermatoloji uzmanından yardım istenerek akne tedavisinde çocuğa destek olunmalı ve hijyenik kuralları tekrar tekrar ancak rahatsız etmeden öğretmeye çalışmalıdır.

Meme gelişiminin gerçekleşmesi her zaman simetrik olmayabilir. Memenin bir tanesi önce gelişmeye başlayabilir. Diğer meme dokusu ilkini 6 ayda yakalayacaktır. Bunu dışında her kadının iki memesi arasına doğal bir simetri farkı olabilir.

Genital bölgede tüylenmenin yanı sıra venüs üçgeni olarak da anılan mons pubis yağlanır ve biraz kabarık bir hal alır. Büyük dudaklar (labium majus) irileşir ve bir miktar pigmente olarak hafif rengi koyulaşır. Vagina uzar, rahim büyür, rahim ağzı büyür. Vaginada döderlein basileri oluşarak normal vaginal florayı barındırmaya başlar. Vagina artık asidik ve nemli bir ortamdır.

Östrojenlerin artması büyüme hormonu da uyarılır, kemik gelişimi hızlanır ve bu arada doğal olarak hızlanan kıkırdak gelişimi ile bir süre sonra epifizler kapanır ve boy uzaması durur. Bu süreç her çocukta elbette aynı olmaz, ancak ortalama olarak düzenli adet gören çocukta ilk adetten sonra 5-6 cm boy uzaması beklenmelidir.

Ergenlik süresi 2-5 yıl arasında seyretmekle beraber ortalama 3 yıldır.

Büyüme patlaması erkek çocukların aksine kız çocuklarında ergenliğin erken evrelerinde gerçekleşmektedir.   Ergenlikte östrojen düzeyinin artması ile iç ve dış genital organlarda gelişme, tipik yağ dağılımının belirmesi, kemik kütlesi artışı ve beyinde sekse özgü bilişsel ve işlevler ve davranışlar görülmektedir.

Ergenlik yaşı birçok faktöre bağlı olarak değişebilmektedir. Burada en önemli belirleyici genetik yapıdır. Bunun dışında coğrafi konum, obezite, beslenme ve genel sağlık durumu, ışığa maruziyet ve psikolojik yapı da ergenlik başlama yaşını etkileyebilmektedir.

Kız çocuğunun adet görmeye başlaması için vücuttaki yağ oranının %20 civarına ulaşabilmesi gerekir. Bu nedenle ağır spor yapan ve anoreksia nervosa problemi olan çocukların menarş yaşı gecikebilmektedir.

Adet başladığında ilk adet çoğunlukla anovulatuardır (yumurtlama olmaz). Bu süreç 1-2 yıl devam edebilir ve doğal olarak da adet düzensizlikleri görülebilir. Adet düzenleyici ilaçların kullanılmasının anlamı yoktur ve bu düzensizliğin takip edilmesi daha uygun olacaktır. Bu arada çocuğun çok zayıf ve çok şişman olması söz konusu ise beslenme düzeni ve fizik aktivitesi mutlaka gözden geçirilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.  Ergenlikte obezitesi olan 10 kız çocuğunun 7 tanesi yaşamına obez bir yetişkin olarak devam edecektir ve obes grupta adet düzensizlikleri ve ağrılı adetler daha sık görülebilmektedir.

Ergenliğin kız çocuklarında 9 yaştan önce başlamasına erken ergenlik (puberta prekoks), 16 yaştan geç başlamasına ise geç ergenlik (puberta tarda) denilmektedir. Her iki durumda da ayrı ayrı gelişimsel problemler ve nedenler ile bu nedenlerin yol açabileceği sonuçlar nedeniyle mutlaka bir çocuk endokrinolojisi uzmanı ile görüşülmelidir. Erken önlem almak birçok istenmeyen sonucu önleyebilir. Erken ergenlik santral sinir sisteminin erken olgunlaşması ile ilgili olabilecek hormonal problemlerin nedenlerinin hepsinin araştırılması gerektirir. Bu grupta santral sinir sistemi tümörleri yumurtalık tümörleri, böbrek üstü bezi hastalıkları, travma,ilaç kullanımı, doğumsal anomaliler ve daha birçok neden bulunmaktadır.