Menopoz

MENOPOZA GEÇİŞ DÖNEMİ VE MENOPOZ BAŞINDA ESTROJEN VE PROGESTERONUN DANSI

19 Ağustos 2026
MENOPOZA GEÇİŞ DÖNEMİ VE MENOPOZ BAŞINDA ESTROJEN VE PROGESTERONUN DANSI

Kadında hormon aktivitesi tanımlaması tamamen değişti ve artık STRAW 10 (Stages of Reproductive Aging-10) kriterleri üzerinden tanımlama yapıyoruz. Aslında 30 lu yaşların ortasından itibaren başlayan bir süre.te öncelikle doğurganlığımızı sürdüren yumurtalarımız azalıyor. Özellikle 37 yaş sonrası yumurta kalitesindeki kayıp da hızlanıyor. Menopozdan ortalama 4 yıl önce de doğurganlığımız sonlanıyor (burada elbette seyrek istisnalar olabiliyor).

Uluslararası Menopoz Derneği (Internatiınal Menopause Society), 2026 bildirgesinde "premenopoz" teriminin geçmişte hatalı veya belirsiz şekilde kullanıldığını ifade etti. Dernek, bu tanımlamayı bundan sonra son 1-2 yılı ya da doğrudan geçiş dönemini değil, ilk adet kanamasından (menarş) son adet kanamasına kadar geçen tüm doğurganlık ve üreme ömrünün tamamını kapsadığı biçimde değiştirdi.

Terimlerin anlamı ve süre tanımlaması:

Premenopoz: Kadının adet gördüğü ve çocuk doğurabildiği tüm üreme yıllarını ifade eder;

belirli bir geçiş süresi veya yılı yoktur, tümüyle üretken dönemin kendisidir.

Perimenopoz

(Menopozal Geçiş): Öncesinde "premenopoz" olarak andığımız; adet

düzeninde değişimlerin başladığı, hormonların oynamaya başladığı dönemi artık

Menopozal Geçiş Dönemi olarak adlandıracağız.

Erken menopozal geçiş 7 günlük geçilmelerin olduğu dönem iken 2 ayı aşkın gecikmeler geç menopozal geçiş dönemi olarak kabul ediliyor.


Normalde üretken yıllarımızda adetle başlayan yumurta gelişimi 14. güne kadar artan bir östrojen üretimi gerçekleştiriyor ve 14. gün civarında yumurtlama sonrasında aynı yumurta korpus luteum diye bir yapıya d.nüşerek tam 14 gün progesteron üretiyor. Progesteron hormonu gebelik gelişimi için rahim içinde uygun ortam sağlarken bir yandan da östrojenin vücudun tüm dokularında, özellikle meme ve rahimde çoğaltıcı, büyütücü, artırıcı etkilerini karşılıyor. Aslında bizim iki adet kadınlık hormonumuz var ve progesteron östrojenin dengeleyicisi gibi davranıyor.

Yani özellikle rahim ve memenin başında güvenlik görevlisi gibi bekliyor diyebiliriz. Bu arada tüm vücudumuzda östrojen reseptörleri ve elbette bunların karşılığı olarak progesteron reseptörleri var. Üretken ve sağlıklı yumurtaların kaybolduğu son 4-5 yılda yine yumurta keselerimiz büyüyor ve çeperinde granulosa hücreleri dediğimiz hücrelerden östrojen salgılanıyor. Yumurta kalitesi ile ilgili olarak üretkenlik kapasitesi azalan, gebelikte ise anomali gelişimine daha yatkın yumurtalar östrojen salgılamaya devam ediyor. Yumurtlamada da yine çatlama oluyor ancak üretken çağımızdaki kadar kaliteli bir progesteron üretimi olmayabiliyor. Bu da progesteron etkisinin zayıflayıp östrojenin baskın kalmasına ve ‘östrojen dominansı’ olarak tanımlanan duruma yol açabiliyor. Aslında kadının obesitesi varsa çevresel yağ dokusundan gelen östrojen de ekleniyor ki bu östrojen her zaman pek de olumlu işler yapmıyor. Östrojen düzeyi normal bile kalsa azalan progesteron üretimi nedeniyle relatif olarak östrojen düzeyi yüksek kalabiliyor. Bu tablo östrojen dominansı olarak tanımlanıyor. İşte tam da bu zamanda daha erken ya da gecikerek adet görmek, düzenli ya da düzensiz adette kanamaların çok artışı ya da ara kanamalar gibi jinekolojik sorunlar ve meme patolojilerinin artışına tanık olabiliyoruz. Belki de menopozdan önce de hormon replasmanı gerektiren ve eksilen progesteron hormonunu bioeşdeğer formda kadının ihtiyacı olan dozda tamamlamak menopoza hazırlıkta en önemli aşama olabiliyor.

Zira bu dönemde:

*Myomların büyümesi,

*Poliplerin ortaya çıkışı ,

*Rahim içi doku kalınlığının artışı ,

*Rahim kanserine zemin hazırlayabilecek endometrial(rahim içi doku) atipilerin ortaya çıkışı,

*Memenin yüksek östrojene maruz kaldığında fibrokistik yoğunluk artışı ve meme kanserinin zeminini hazırlayan hakimiyete dur demek gerekiyor.

Ardından yumurtalarımız tükenince sadece çok az da olsa testesteron ve estron(E1) üretiyor ancak ana hormonumuz olan estradiol(E2) üretimini durduruyor. MEN Yunanca’da ay ve PAUSE durmak anlamına geliyor. Yani aylık d.ngülerin durmasını tanımlıyor. Menopoza girmek tanımını fertil dönemden adım adım çıkmak olarak tanımlayabiliriz.

En Son Blog Yazıları

Kadın sağlığı bir yolculuk; gençlikten menopoza, her adımda yanınızdayız.

Çünkü sağlık, her kadının en doğal hakkıdır.

Size daha iyi bir deneyim sunmak için çerezlerden yararlanıyoruz. Çerez Politikası